Leyla Yalçınkaya’nın davası görüldü, Bakan ne dedi?
Leyla Yalçınkaya’nın jandarma erine hakaret ettiği iddiasıyla açılan 3 ayrı davadan 6 aydan 3′er yıla kadar toplam 9 yıl hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.
Erzurum’un Tortum İlçesine bağlı Bağbaşı Beldesi’ndeyaptırılacak üç ayrı HES’e karşı gerçekleştirilen eylemler sırasında Yalçıkkaya’nın jandarma erine hakaret ettiği iddiasıyla iddia edilmişti. “Hakaret etmek aile terbiyeme uymaz” dedi.
Daha önce protestocularla konuşma yasağı getirilen Leyla Yalçınkaya hakkında açılan üç ayrı davada suçlamalar şöyleydi: Jandarma eri Abdullah Teke’ye hakaret, geçen 5 Ağustos’ta taş atarak yaralamak ve Jandarma erleri Abdullah Teke ile Adil Aldemir’e hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama.
Leyla Yalçınkaya “Suçlamaları kabul etmiyorum. Jandarmaya hakaret etmek, benim aile terbiye uymaz. İftira attılar. Öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte olursa lehime olan yasal hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum” dedi.
Duruşma, 10 Nisan’a ertelendi.
Yağmurdereli’den Leyla’ya destek
İstanbul Barosu Avukatlarından Tortumlu Eşber Yağmurdereli de şu sözlerle Leyla’ya destek verdi: ”Leyla sadece bu olayda kamuoyuna yansıyan bir figür. Onun arkasında, yerinden yurdundan neredeyse yüzlerce yıldır yaşadıkları topraklardan ekonomik gerekçelerle koparılmak istenen binlerce aile var. Bu insanlar toprağa kutsal varlık olarak bakıyor. İnsanlar bu kutsal varlıktan koparılmak isteniyor. İnsanların yaşama alanlarına siyasiler tarafından yönetilmiş olan bir saldırıdır. Bu sadece hukuk açısından değerlendirilecek bir şey değil. Aynı zamanda çok daha önemli olarak insan hakları vardır. Aslında Leyla’nın yargılanmasına karşı çıkılan şey insanların yaşam alanlarına karşı çıkılması insanların kutsal saydığı toprakların elinden alınması meselesidir” CHP Milletvekilleri Melda Onur, Serdar Soydan, Emre Köprülü ve Veli Ağbaba da destek için Erzurum’daydı.
BAKAN LEYLA YALÇINKAYA İÇİN NE DEDİ?
Bu arada Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün’ün sorularını yanıtladı ve Yalçınkaya ile ilgili sorulan soruya şu yanıtı verdi:
”Bir kızın bu şekilde bir cezaya muhatap olması hepimizi üzer. Ama orada cezaya muhatap olması HES’e karşı çıkmasından dolayı değil. Askere taş atmış ve küfür etmiş. Bir genç kızın yapmayacağı bir şey. Protesto edebilirsin, o ayrı bir şey. Ama kalkıp da emniyet güçlerimize taş atmış. Askerin yaralanmasına sebep olmuş, asker şikayetçi. Ayrıca bir asker de çok ağır küfür ettiğini ifade ediyor. Konu mahkemede ben konuda fazla mütalaada bulunmak istemiyorum.
‘HES’lerin çevreye zararı yok’
HES’lerle ilgili karşı tarafın iddiaları tamamen yanlıştır. Saçma sapan görüşlerdir. Çevreye verilen hiç bir zarar yok. HES esasen çevreye faydalı. Bir kere HES’ler temiz enerji. Tüm dünyada yenilenebilir ve küresel ısınmaya karşı en etkili bir enerji sitemi olarak planlanıyor. Bakın en etkili. Hatta tüm dünyada teşvik ediliyor. Amerika’sından Japonya’sından, Finlandiya’sından Avrupa’daki tüm ülkelere kadar HES’lerdeki enerji potansiyelini %80-90′nını kullanmışlar. Finlandiya %100′ünü kullanmış.
Bunlar ile ilgili çevreye zarar veriyor deniliyor. Ağaç kesiyorsak onun 5 katı kadar yeni ağaç dikiyoruz. İkincisi HES’ler bir köye giden yol inşaatının %1′i kadar zarar vermiyor. Üçüncüsü Hes’ten çıkan sular zehirlidir. Külliyen yalan. Su daha temizdir. Çünkü tribünlere zarar vermemesi açısından özellikle yabancı maddeler çöktürülür. Yani HES’ten çıkan su, giren sudan daha temiz. Bir de derelerimiz tamamen yok edilecek, kurutulacak deniliyor. Öyle bir şey yok. HES’ler su tüketmiyor. Sadece suyun gücünden istifade ediyor. Biz arada bir kesinti varsa, orada da deredeki tabi hayatın devam etmesi için gerekli ola can suyunu bıraktırıyoruz. Bu konuda kesin taahhütname var. Kontrol ediyoruz.
Bir diğer husus da; HES karşıtı olan gruplar vatandaşlara diyorlarmış ki; efendim sizin suyunuzu özel şirket alacak ve siz buradan sulama ve içme suyu istediğiniz aman sizden para isteyecekler. Öyle bir şey yok, o kadim eski sulakları varsa sulama suyu içme suyu onu tamamen alacaklar.” (ahaber)












